B.Sadık Albayrak ve Bestseller Okuma Kılavuzu

Bir kitabı değerli kılan nedir? Rengarenk kapağımı? Afişlerde, reklam panolarında, kitap sitelerinde, gazetelerin kitap eklerinde gözünüze sokulması mı? Çok satan listelerinde yer alması mı? Hakkında yapılan yorumlar mı? Dili mi? Kurgusu mu? Kimin yazdığı, ne anlattığı, neyi nasıl aktardığı mı?

Bir kitabı almanızı sağlayan en önemli etken nedir?

Herkesin bu soruya kendince bir cevabı vardır mutlaka. Birçoğumuz kitapçılarda kocaman puntolarla yazılmış BESTSELLER yazısının altında dizili kitaplara göz atmadan geçemez, popüler yazarların yeni çıkan romanlarını alma içgüdümüzü engelleyemeyiz. İnternetin hayatımızın her alanına girdiği, sosyal medyanın yaşamımızın vazgeçilmezi olduğu günümüzde, kitap gruplarında paylaşılan, bolca reklamı yapılan kitaplara duyarsız kalamayız. Kitap okuma oranının çok düşük olduğu ülkemizde, “bırakın insanlar kitap okusun” mantığıyla hareket ederek, her türlü kirli düşünceyi zihinlerimize sokan, beyinleri uyuşturan televizyon programlarından farksız kitaplara prim yaptıran bir sistemin tuzağına düşmekten de alıkoyamayız kendimizi. Ya da bazen sadece “insanlar bu kitapta ve yazarda ne buluyor acaba” diye, hiç sevmediğimiz bir yazarın birkaç kitabını okuyarak onları anlamaya çalışır, kendimizi eksik hissettiğimiz için alıp okuruz o koca puntoların altında dizili kitapları. Çünkü, çok sevilen bir yazarı eleştirmek, aptallıkla eşdeğer olarak görülür günümüzde. Beğenmediysen, anlamamışsındır yaftasını yiyerek, kara kara düşüncelere dalarız. Neyi kaçırdım, ne anlatıyordu da ben anlamadım soruları altında boğarız kendi zevkimizi, kendi kitap kültürümüzü.

B.Sadık Albayrak, Bestseller Okuma Kılavuzu’nda bu sorunların ve soruların cevaplarını veriyor. Albayrak’ın incelediği kitaplar arasında; Ahmet Altan Son Oyun, Hamdi Koç Çıplak ve Yalnız, Zülfü Livaneli Konstantiniyye Oteli, Ahmet Ümit Elveda Güzel Vatanım ve Orhan Pamuk Kafamda Bir Tuhaflık bulunuyor.

“GDO’lu besinlerin bedensel sağlığımızı bozma etkisinin benzerini, iktidar hormonlu edebiyat, toplumsal kişiliği zedeleyerek yapıyor. İnsanların bakış açılarını, kendilerine ve başkalarına yönelik düşünce ve duygularını yönlendiriyor. Kısırlaştırıyor ve köreltiyor.” 

GDO’lu besinlere benzetiyor B.Sadık Albayrak çok satanlar listesinde bulunan kitapları. GDO’lu besinlerin bedenimize yaptığı etkilerin çok daha fazlasını bu tarz kitapların beynimize yaptığını, bizi düşünmekten alıkoyduğunu, yönlendirdiğini, algılarımızı çürüttüğünü belirtiyor. Kötü edebiyat - iyi edebiyat ayrımını yapıyor örneklendirmeleriyle.

Betimlemelerin, diyalogların olmadığı, insanı anlatmayan, insan ilişkilerinin bulunmadığı, cinselliğin ve küfrün had safhaya ulaştığı kelime yığınlarının ayrımına varmamız gerektiğini vurguluyor.

Çok satan, ödül alan, abartılan, hak etmedikleri yerlere ulaşan yazarların kitaplarında yer alan yanlış tanımlamaları, eksik anlatımları, tarihsel saptırmaları ve satır aralarına sıkıştırılan çiğ ve sığ mesajları gözler önüne seriyor.

“Otuz beş yıldan daha uzun bir zamandır bir edebi enkazın altında yaşıyoruz. Belki de kırk beş yıldan beri yavaş yavaş alışıp kanıksadığımız bu enkazın içinde, yeraltında, edebi kovuklarda mayışıp kaldık. Bunun üstümüze yıkılan bir enkaz olduğunun bile farkında olmadan idare edip gidiyoruz. Edebiyat diye üstümüze hurdalık döküntülerinin boca edildiğini görebilecek ölçütlerimizi yitirdik. Baktığımızı görmüyor, gördüğümüzü anlamlandıramıyor, anlamlandırdığımızı bizi temiz havaya çıkartacak bir yola dönüştüremiyoruz.”

Tüm kitapseverlerin ve özellikle de kitapta bahsedilen yazarları okuyanların tepkisel yaklaşmadan, önyargılı olmadan, reklamlarla, yorumlarla gözümüze sokulan yazarlara, tekelleşen sektöre körü körüne bağlanmamamız gerektiğini anlatan B. Sadık Albayrak’ın Bestseller Okuma Kılavuzu’na bir göz atmasını öneriyorum.

Bu kitapta bahsedilen yazarların ötesinde, bize edebiyat diye yutturulmaya çalışan tüm kitapları kendi iç sesimizle elememiz, yazılanlar üzerinde düşünmemiz gerektiği inancıyla eleştirilerin bakış açımızı genişleteceğini düşünüyorum.  

Unutmamalıyız ki, her çok satan, iyi edebiyat örneği değildir? Eleştirmekten korkmadığımız, sesimizi yükseltebildiğimiz, düşüncelerimizi çekincesiz söyleyebildiğimiz günlerde, iyi kitapların içinde buluşmak dileğiyle…

Buket Özsanat

İlgili Görseller

12 Mart 2017 Pazar
1389 Görüntülenme

Facebook Yorumları

Site İçi Arama
Anket Tümü
Kitap okumanıza en çok engel olan şey nedir?