John Katzenbach, Psikoanalist

“53. doğum günün kutlu olsun, doktor. Ölümünün ilk gününe hoş geldin.”

New York'lu bir psikanalist olan Dr. Frederick Starks 53. doğum gününde tehditlerle dolu, sıra dışı bir mektup alır. Rumplestiltskin imzasını taşıyan mektup ile tüm hayatı, tüm düzeni yerle bir olur. Rumplestiltskin doktoru geçmişinde yaptığı bir hata yüzünden suçlamaktadır. Gerçek kimliğini bulmasını ve bu hatayla yüzleşmesini ister doktordan ve ona on beş gün süre verir. Eğer on beş gün içinde kim olduğunu bulamazsa, elli iki akrabasını tek tek öldürecektir. Ancak bir seçeneği daha vardır doktorun: “Kendini öldürmek”.

“Cehennem farklı biçimlerde sizi bulabilir, Doktor Starks. Beni de bunlardan biri olarak düşünün.”

Dr. Starks’ın görüşmediği, yüzlerini bile hatırlamadığı akrabaları bir psikopat tarafından tehdit edilmektedir.  Kendi kabuğunun içinde, sadece hastalarıyla görüşen ve tekdüze bir hayat süren doktor için zorlu ve hareketli bir süreç başlar. Bay R. bu süreçte boş durmaz. Dr.Starsk’a hayatı zindan etmek için her şeyi yapar. Hesaplarına el koyar, kariyerini mahvedecek suçlamalarda bulunur, başarıya ulaşıp kimliğini bulmasını sağlayacak yolları birer birer kapatır. Dr. Starks yıllardır oluşturduğu her şeyi kaybetmek üzeredir.

 “Etrafındaki dünya ona, can pazarındaki insanlar arasında kurulan bağlantılarla dolu bir ders verir gibiydi. Dönüş yolunda sokakları arşınlarken kendini neredeyse görünmez hissediyordu.
Ricky tuhaf bir biçimde neredeyse şeffaf olduğunun farkına vardı. Yanından geçen hiç kimse, tek bir kişi bile, hayat bakışına onu dahil etmiyordu. Yüzü, görünüşü, varoluşunun ta kendisi onu takip eden adam dışında hiç kimseye bir şey ifade etmiyordu. Öte yandan ölümü ise tanımadığı bir akrabası için ciddi bir önem taşıyordu. Yaşamak ve ölmek arasındaki köprüler Rumplestiltskin ve vekili Virgil’a kadar, avukat Merlin ve muhtemelen daha tanımadığı bir sürü kişi arasındaydı. Ricky’ye öyle geliyordu ki, sanki bir doktor tarafından en kötü teşhis konulmuş ya da idam edilecekleri gün hakim tarafından belirlenmiş olan insanlarla dolu bir cehenneme girmişti.”

Orjinal ismi The Analyst olan, John Katzenbach imzasını taşıyan Psikoanalist yapı itibariyle üç bölümden oluşuyor. Birinci bölümün sonunda, çok farklı bir şekle bürünen roman şaşırtıcı ve sorgulayıcı bir yapıya bürünüyor.

Başka birinin hayatını kurtarmak için kendi hayatınıza son verebilir misiniz? Bir insanın sınırlarını ne belirler? Hiç kimseye bilinçli olarak zarar vermediğiniz bir yaşam sürerken, bir katile dönüşebilir misiniz? Şartlar mıdır bu değişime zorlayan, yoksa içinizde var olan şiddet eğiliminin ortaya çıkması mı? Bir insan ne kadar değişebilir? Yaşamınızı değiştirdiğinizde karakterinizi de değiştirebilir misiniz?

John Katzenbach, Dr. Frederick Starks’ın içine düştüğü çıkmazları anlatırken, bir yandan da Dr. Starks’ı mutlu olmadığı bir yaşamdan çıkartıp, gerçekte olmak istediği bir kişiye büründürüyor.

Şimdiye kadar okuduğum psikolojik gerilim romanlarından çok daha farklı bir yapıya sahip olan roman, uzun uzun anlatımlardan sıkılanlar için pek iç açıcı olmasa da, bu türü sevenler ve insan psikolojisinin derinliklerinde yolculuk yapmak isteyenler için güzel bir tercih olabilir. 

Buket Özsanat
1 Mayıs 2017 Pazartesi
921 Görüntülenme

Facebook Yorumları

Site İçi Arama
Anket Tümü
Kitap okumanıza en çok engel olan şey nedir?