Gustave Flaubert’in kaleminden Bibliyomani

Flaubert’in 1936 yılında henüz 14 yaşındayken kaleme aldığı Bibliyomani, yazarın el yazısıyla arkalı önlü onbeş sayfaya tekabül ediyor. Öykü yazılışından dokuz ay sonra 12 Temmuz 1837 tarihinde Colibri gazetesinde yayınlanmış. 2017 yılının Kasım ayında Sel Yayıncılık etiketiyle yeniden okuyucuyla buluşan kitap Flaubert’in el yazmaları ve Colibri gazetesinin görsellerini de içinde barındırıyor.

Yunanca biblion (kitap) ve mania (hastalık) kelimelerinin birleşmesinden oluşan ve Manchester Kraliyet Hastanesi'nden Dr. John Ferriar tarafından türetilen Bibliyomani, kitaplara aşırı ölçüde düşkünlük, hastalık ölçüsüne varan kitap sevgisini tanımlar. Hayatının ekseninde kitapların yer aldığı, kitap toplayıp biriktiren ve istediği kitaba sahip olabilmek için her şeyi yapabilecek olan Bibliyomanlarda Obsesif - Kompülsif bozukluk derecesine varan takıntılı bir kitap tutkusu gözlemlenir.

Gustave Flaubert’in yaşanmış bir olaydan esinlenerek kaleme aldığı öyküsünün başkahramanı olan kitapçı Giacomo da bu hastalığın pençesine düşmüş bir kitapçıdır.  

Giacomo mezat günleri dışında sokağa çıkmaz ve tüm zamanını kitaplarının arasında geçirir. Kitaplarına dokunduğu, onları hissettiği, yeni bir kitaba sahip olduğu anlarda çılgınca bir mutluluğa ve coşkuya kapılırken, mezatlarda bir kitabı başkasına kaptırdığında kıskançlığından, hırsından kendine hayatı zindan eder.  Nadide kitaplara, elyazmalarına sahip olabilmek onun yaşamının yegâne amacıdır ve bir kitabı kütüphanesinde bulundurabilmek için yapabileceklerinin sınırı yoktur.

“…bütün bu kitapların arasında olmaktan, bakışlarını yaldızlı harflerin, yıpranmış sayfaların, solmuş parşömenlerin üzerinde gezdirmekten mutluydu. Bir körün ışığı sevdiği gibi seviyordu bilgiyi. Hayır! Sevdiği bilginin kendisi değildi aslında; onun aldığı biçimi, yansıyan suretini seviyordu.”

Okuma yazması yok denecek kadar az” olan Giacomo’nun kitap tutkusu, kitaplara sahip olmaktan, onlara dokunmaktan ve onları seyretmekten ibarettir.

Kitaplar benim de hayatımın vazgeçilmezleri arasında yer alan, yaşamımın bir parçası olarak gördüğüm bambaşka dünyalarının kapılarını aralayan yegâne araçlardır. Kitaplığımda okunmayı bekleyen bir dolu kitap varken, hala fütursuzca! kitap almaya devam ederim. Ancak kitaplığıma her baktığımda, raflarda sessizce okunmayı bekleyen kitaplarımı gördükçe vicdan azabı çeker, zamanımın tamamını okumaya yetmeyeceğinden korkarım. Çünkü aslolan biriktirmek değil, okumaktır benim için, sayfaların arasında kanat çırpmak, bir cümleyle hayallere dalmak, son sayfayı çevirdiğimde karakterleri içimde yaşatmaya devam etmek ve o büyülü dünyanın içinde kaybolmaktır.

Bibliyomani’yi okurken, kendimi Bibliyofil ile Bibliyoman arasında bir yerde buldum. Bibliyoman değilim, çünkü bir kitaba sahip olabilmek için yapabileceğim şeylerin belli sınırları var. Bibliyofillerin kitaplarını çok rahat paylaşabildikleri söylendiği için Bibliyofil sınıflandırmasına da girmiyorum, çünkü benim kitaplarım değerlidir ve kitaplığımdan çıkan her kitap acı verir yüreğime, -bazı istisnalar dışında - paylaşamam.

Klasikler içinde yerini alan Madame Bovary ile tanınan Gustave Flaubert’in çok küçük yaşta kaleme aldığı Bibliyomani tüm kitap tutkunlarının okurken keyif alacağı, kendinden bir şeyler bulacağı ve kitap sevdasını sorgulatacağı bir kitap.

İçinizdeki kitap tutkusunun hiç tükenmemesi ve güzel kitaplarda buluşmak dileğiyle keyifli okumalarınız olsun.

Bibliyomani'den Alıntılar

 “…bütün bu kitapların arasında olmaktan, bakışlarını yaldızlı harflerin, yıpranmış sayfaların, solmuş parşömenlerin üzerinde gezdirmekten mutluydu. Bir körün ışığı sevdiği gibi seviyordu bilgiyi.” 


“Bütün parasını, bütün malını, bütün heyecanlarını kitapları için saklıyordu.”


“insanın Tanrı’dan sonra en fazla kıymet verdiği varlığını, parasını kitaplara feda etmiş ve yine yetinmemiş, insanın paradan sonra en fazla kıymet verdiği varlığını, ruhunu kitaplara teslim etmişti.” 

Buket Özsanat
16 Aralık 2017 Cumartesi
0 Yorum

Facebook Yorumları

Site İçi Arama
Anket Tümü
Kitap okumanıza en çok engel olan şey nedir?