Düşler mi önceldir, gerçekler mi?

Farklılıkları tasvir ederken hangisi baz alınır? Akıp giden yaşamı dökerken kağıtlara nereye sığınır insan?

Nasıl okunur başkasının anlatımları. Nasıl yorumlanır yada nasıl yorum yapıldığına dair izler hangi satır aralarında saklıdır?

Yaşanmışlıkların aktarımı yada düşlerin izlemi başka bir dünyanın, başka bir algının içselleştirilmesi veya bileştirilmesi midir anlatımlarda?

Bir duygu, bir düşünce, bir an yada kocaman bir zaman, kimlikler, kişilikler, ortam, bakış açısı gördüklerimizin yada yaşadıklarımızın üzerine eklemlendiğinde nasıl bir etki bırakır benliğimizde?

Bir roman, bir şiir, bir hikaye, bir öykü niye yazılır, niye sıralanır sözcüklerce, niye kitaplaşır ve paylaşılır alemde?

Düşünce nedir, düşündüğümüzü söylediğimizde sadece kendimiz midir kıstasımız? Sosyal bir olgu muyuz, sosyapat mı, paylaşımcı mı, bencil mi, dediğim dedikçi mi, evet efendimci mi, her anlatımla yıkılır mı dünyamız, anlatımlardan süzerek mi faydalanırız, meraklı mıyız, vurdumduymaz mıyız, kendimizi başkalarının gözlemlerinde tartar mıyız?

Bir esas kimliğin yerine koyup kendimizi empati kurabilir miyiz, neme lazımcı mıyız, vakit geçirmek için mi çeviririz sayfaları, ukalalık yapmak için mi, özümlemek var mıdır dağarcığımızda?

Sorular ve sorular sıralanır yaşama dair, her çözümleme yeni bir sorunun başlangıcıdır aslında. Geçmişten geleceğe sıralanıp giden tüm soruların cevapları yaşanmışlıkların aktarımıyla anlaşılabilir.

İşte bu yüzden tarihe, yaşama, düşlemlere dair düşülen her not bir aydınlatma aracı olarak yürüyüş yolumuzda önümüzü aydınlatır.

Çekilen acıların, yaşandığı varsayılan büyük aşkların, günümüze ulaşan bulguların, ütopik gibi görünen yarına ilişkin yaklaşımların, felsefi yaklaşımların hemen hemen sorduğumuz çok denklemli bütün soruların cevapları kimilerimizce kağıt yığını gibi görünen kitapların arasında olduğunu söylemek, kitaplara haklarını iade etmekle özdeştir.

Karşılaştırmalı bakış açısıyla yönümüzü, davranış biçimlerimizi geliştirecek olanlarda kitaplardır.

Kaybolmuş, kaybolmaya yüz tutmuş yaşamların, doyurulmayan zihinlerde şekillendiğinden hareketle, bilgi ve gelişimin kaynağı kitapları saygıyla selamlarım. 

 

Hayri Yücel
17 Şubat 2016 Çarşamba
818 Görüntülenme

Facebook Yorumları

Site İçi Arama
Anket Tümü
Kitap okumanıza en çok engel olan şey nedir?