Traven ve Ölüm Gemisi

B. Traven, gerçek kimliği hakkında çeşitli bilgilerin bulunduğu sırlarla dolu bir yazar.  Türkçe kaynaklarda yaptığım araştırmaların sonucunda çok fazla bilgiye sahip olamasam da 5 Mart 1890’da Chicago’da doğduğu, 26 Mart 1969’da Mexico City’de öldüğü biliniyor. Asıl adının Berick Traven Torsvan olduğu söylense de bu konuda da farklı düşünceler bulunuyor. Norveçli, Danimarkalı, Alman ya da ABD’li bir denizci olduğu gibi Kaiser II. Wilhelm’in gayr-i meşru çocuğu olduğu ve ona çok benzediği de ileri sürülen iddialar arasında.

Ölümünden sonra elde edilen bilgiler arasında, İsveçli olduğu, gençliğini Almanya'da geçirdiği, anarşist dergilerde bazı yazılarının yayımlandığı ve 1. dünya savaşı sonlarına doğru  uzun süre hapishane de kaldığı (İngiliz hapishanelerinde kaldığı ya da Almanya’da vatan haini suçlamasıyla tutuklanıp ölüme mahkûm edilmek üzereyken son anda kaçıp kurtulduğu) da  yer alıyor.

1928 yılında Life dergisinin onun kimliğini keşfedenlere, bu gizi ortaya çıkaranlara ödül vereceğini ilan ettiği de söylentiler arasında. 1966 yılında yapmış olduğu ilk söyleşisinde de özel yaşamına ilişkin hiçbir bilgi vermeyen Traven gerçek ismini gizleyebilmek için yapıtlarında da farklı farklı isimler kullanmış. Bunlardan bazıları;

Traven Torsvan, Arnolds, Traves Torsvan, Barker, Berick Traven, , Arthur Terlelm, Traven Torsvan Croves, B. T. Torsvan, Ret Marut, Rex Marut, Robert Marut, Red Marut, Albert Otto Max Wienecke, Otto Wiencke, Lainger, Goetz Ohly, Anton Riderschdeit, Wilhelm Scheider, Fred Mareth, Heinrich Otto Baker, Otto Torsvan.

1925 yılında yerleştiği Meksika’nın yapıtlarının esin kaynağı olduğu söylenen Traven’in başlıca eserleri arasında Pamuk İşçileri,  Ölüm Gemisi, Altına Hücum, Araba ve Köprü bulunuyor.

Bir Meksika Dergisinin, Traven’in temsilci olarak gönderdiği Hal Croves’tan şüphelenip, peşine iki muhabir taktığı ve bu iki muhabirin Croves’un olmadığı bir zamanda kaldığı yere zorla girerek  masasında B.Traven ve farklı isimler taşıyan elyazmaları buldukları da söylentiler arasında. Hal Croves’un Traven olduğuna dair şüpheler dışında, Meksika’da 1923 yılında kaybolan bir yazar olan Ret Marut’un, Traven olduğu da iddia edilmiş.  Eşi Rosa Elena Lujan’ın Croves’un ölümünden sonra Traven’in hem Croves, hem de Ret Marut olduğunu söylediği belirtiliyor.

Kısaca Traven, ismiyle var olmayan ya da belli zamanlar da belli isimlerle var olmayı tercih eden gizemli bir yazar.

Traven’in Köprü kitabını ararken, sahaflarda rastladığım Ölüm Gemisi yazarın okuduğum ilk kitabı. Say Yayınlarının Adalet Cimcoz çevirisiyle okuyucuyla buluşturduğu 1983 tarihli baskısından okudum Ölüm Gemisini.

Kitap genel hatlarıyla dönemsel şartlar ve bürokratik engeller nedeniyle kendi kimliğine kavuşamayan Amerikalı bir denizcinin, ölmeye mahkum olan bir gemide çalışmak zorunda kalmasını konu alıyor. Traven, insanlık dışı çalışma koşullarını, baskıyı, açlığı, nefes alabilmek için her türlü zorluğa alışmak zorunda kalan işçileri ve verdikleri ya da veremedikleri mücadeleyi mizahi ve eleştirel bir dille anlatıyor.

Ölüm Gemisi’nin ilk bölümünde Amerikalı denizcinin, kimlik ve denizci belgesini çalıştığı gemide unutması sonucu kendine bir kimlik bulamamasına ve yaşadığını ya da varolduğunu kanıtlamaya çalışmasına değinen Traven’in kendi kimliğini gizli tutma çabaları belki de yok sayılan insan yaşamları karşısında takındığı bir tavır, bir reddediş.

Genel yapı itibariyle, sisteme, düzene karşı bir eleştiri olan Ölüm Gemisi’nde alışmamak gerektiğini, alışkanlıkların bizi kör ettiği vurguluyor Traven. “Efendilerin gücü, kölelerin umuduna bağlıdır.” diyor, umudun hep yaşatılması gerektiğini, umutsuzluğun bizi güçsüzleştirirken, diğerlerinin gücüne güç kattığının altını çiziyor. Özgürlük uğruna verilen savaşların, insanları daha çok tutsak ettiğini, çevremizin daha fazla zincirlerle çevrildiğini de belirtiyor ve ekliyor "Kazanıldıkça savaşlar, özgürlüklerini yitirdi insanlar." 

Gülünçtür, kimi ülkeler özgür olduklarını savunurlar... Aslında yurttaşlarına devede kulak gibisinden bir özgürlük bağışlarlar, sonuna dek de baştakiler idare etmek ister bu özgürlüğü. "Demokrasi ve özgürlük yalnız bizde vardır" diyen yerlerden kaçın! Bir ülkeye girerken, özgürlük anıtlarıyla karşılaşırsanız gözünüzü dört açın. "Biz özgür bir milletiz" diye durmadan bağıran yerlerden sakının! Yüzbinlerce yasa, buyruk, yol gösterme, polis sopası ve hapislerle canına okumuşlardır demokrasinin! Onun için böyle koca koca anıtlar dikerler, onun için durmadan bağırıp çağırırlar.

Hepimizin içinde yolculuk yaptığı, alabora olacağını bile bile devasa dalgalara dümen kırdığımız, çarpacağımızı bile bile kayalıklara doğru sürdüğümüz bir gemi Ölüm Gemisi. 

B.Traven ile ilgili bilgilere buradan ulaşabilirsiniz. 

Buket Özsanat
21 Aralık 2016 Çarşamba
1235 Görüntülenme

Facebook Yorumları

Site İçi Arama
Anket Tümü
Kitap okumanıza en çok engel olan şey nedir?