Vasil Bıkov, Darağacı

İlk defa okuduğum bir yazar olan Vasil Bıkov’un eseri olan Darağacı, 227 sayfalık bir roman. Partizan olan Rıbak ve Sotnikov’un erzak bulmak için düştükleri yolda başlarından geçenlerin anlatıldığı kitap, soluksuz okunacak türden.

Yar Yayınlarının Temmuz 1994 tarihli baskısından okuduğum kitapta her ne kadar yayınevi hatalarından kaynaklı sorunlar olsa da, Bıkov öylesine güzel anlatmış ki iki partizanın yaşadıklarını, hatalar bile göze batmıyor, su gibi akıp gidiyor roman.

İki partizanın yol boyunca yaşadıkları, bir Rıbak’ın, bir Sotnikov’un anlatımıyla canlanıyor. Bıkov bu anlatım tarzıyla bir yandan aynı dava uğruna savaşan iki insanın duygularını ve düşüncelerini gözler önüne sererken, diğer yandan iradeyi, iyiliği, ihaneti ve bağlılığı sorguluyor.

Bıkov’un canlı ve gerçekçi anlatımıyla, yol boyunca hastalıkla mücadele eden Sotnikov’un öksürükleri, donmuş ayakları, yaralı bacağı, çektiği acılar, buldukları koyunu tek başına taşımaya çalışan Rıbak’ın omuz ağrıları, çelişkileri, ölüm korkusu, yolda evlerine girdikleri muhtarın kararlılığı, Dz’om’yanşa’nın kendi hayatını hiçe sayarak partizanları koruma çabaları ve küçük Yahudi kız Bas’a’nın yaşadıkları insanın içine işliyor.

“Var olan her şey için olduğu gibi insan için de hayat biricik gerçek değerdi. (…) Ve ölüm, evet, ölüm kaçınılmaz bir şeydi. Önemli olan sadece zorla ve vaktinden önce meydana gelen ölümü ortadan kaldırmak ve insanlara bu dünyadaki zaten uzun olmayan ömürlerinden anlamlı ve sağduyulu bir biçimde yararlanma olanağı vermekti.” (Sotnikov)

Ölmekle yaşamak ve iyilikle kötülük arasındaki ince çizgiyi bu kısacık romanda çok iyi işlemiş Bıkov. Anlatımıyla, aktardıklarıyla, karakterlerin sağlamlığıyla okunmaya değer ve iz bırakacak bir eser Darağacı.

Vasil Bıkov

Vasili Vladimiroviç Bıkov 1924 doğumlu Rus öykü yazarı. Vitebsk'e bağlı Çerenovşina Köyünde dünyaya gelen Bıkov, köy okulunu bitirmesinin ardından Vitebsk'te sanat okuluna girer. Sovyetler Birliğinin II. Dünya Savaşı'na girmesiyle eğitimini bırakan ve gönüllü olarak cepheye giden Bıkov, savaş sonunda orduda subay olarak görev yapmaya devam eder.

Yapıtlarının genel konusu savaş üzerinedir. Üçüncü Fişek adlı romanıyla ünlenir. 1974 yılında yazdığı öykülerle Sovyetler Birliği Devlet Ödülünü alır. Dilimize çevrilmiş üç eseri bulunmaktadır; Alplerin Türküsü, Üçüncü Fişek ve Darağacı.

Kitaptan Alıntılar

“Hayat denen kumarda en çok kazanan kişinin en kurnaz kişi olduğunu bilmeyen var mı? Evet faşizm dünyanın yarısını çarklarında öğüten bir makinaydı. Onun karşısına çıkıp çıplak elle onu durdurmaya mı çalışmalıydı yani? Yandan onun tekerleğine bir çomak sokmak çok daha sağduyulu bir şeydi!” (Rıbak)

“Savaştaki her ölüm gibi onun ölümü de bir şeyi doğrulamalı, bir şeyi yalanlamalı ve yaşamın gerçekleştiremediği şeyi olanaklar oranında gerçekleştirmeliydi. Yaşamın başka ne gereği vardı?” (Sotnikov)

24 Haziran 2017 Cumartesi
702 Görüntülenme

Facebook Yorumları

Site İçi Arama
Anket Tümü
Kitap okumanıza en çok engel olan şey nedir?