Kurtuluş Savaşı'nda Batı Cephesi'nin İki Yanı

Yeni Çıkanlar
Kurtuluş Savaşı'nda Batı Cephesi'nin İki Yanı

Kurtuluş Savaşı’nda İkinci İnönü Muharebesi esnasında Afyon’un Yunan işgaline uğradığı dönemde, biri cephede diğeri cephe gerisinde bulunmuş iki ismin elyazmaları Batı Cephesi’nin İki Yanı adıyla Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın anı dizisindeki yerini aldı.

Kitaba temel olan Cevdet Çaldağ ve İbrahim Ethem Tuncel’e ait elyazmaları, Kurtuluş Savaşı’na ilişkin benzersiz tanıklıklarıyla dikkat çekiyor. Aynı döneme ve olaylara ait birbirini bütünleyen bu anılar, Kuva-yı Milliye zabitlerinden Cevdet Bey'in daha sonra temize çektiği notlarından ve o dönem Karahisar Mutasarrıfı İbrahim Ethem Bey'in günü gününe kayda geçtiği günlüklerden oluşuyor. Biri muharip gazi, diğeri mülki idareci olan iki ismin notları dönemin tarihine ışık tutuyor.

1921’de Uşak’ta başlayan Yunan harekâtının Afyon ve civarındaki seyrini Yunanlıların geri çekilişine dek ayrıntısıyla ele alan eser, aile albümlerinden fotoğraf ve belgelerle önemli ve ayrıntılı bir kaynak niteliğinde.

Cevdet Çaldağ (1898-1984)

Van’da doğan Çaldağ, alay kâtibi Mustafa Efendi ve Münevver hanımın oğludur. 1909’da Mülkiye İdadi Mektebi’ne girdi. Van Askeri Rüştiyesi sonrası 1912’de Erzincan Askeri Lisesi’ne başladı. Birinci Dünya Savaşı’nda Van’ın Ruslar tarafından işgal edilmesi üzerine ailesiyle birlikte Diyarbakır’a göç etti. 1915’te Erzincan Askeri Lisesi son sınıfında iken İstanbul’daki Harbiye Talimgâhına nakledildi ve Mayıs 1916’da asteğmen olarak orduya katıldı. Birinci Dünya Savaşı’nda ve Kurtuluş Savaşı’nda çeşitli cephelerde savaştı. Ağustos 1920’de izinli olarak Konya’ya geldiği sırada Nazire Hanım ile evlendi. Sakarya Meydan Muhaberesi sırasında Çaldağ tepesindeki çarpışmada yaralanarak gazi oldu. Cevdet Bey’in İsmet, Kaya ve Nadide isminde üç çocuğu dünyaya geldi. Askerliğini önyüzbaşı olarak tamamlayan Cevdet Çaldağ 20 Kasım 1984’te vefat etti. Mezarı İzmir Kadifekale Hava Şehitliği’nde bulunmaktadır.

İbrahim Ethem Tuncel (1875-1938)

Gümüşhane doğumlu Tuncel, ilk ve orta öğrenimini Gümüşhane ve Trabzon’da tamamladı. İstanbul Mülkiye-i Şahane Mektebi’ni bitirdi. Aralık 1896’da Harput Sultanisi’ne müdür yardımcısı olarak atandı. Daha sonra Trabzon İdadi ve Sultanisi’nde müdür yardımcılığı yaptı. Aynı zamanda fizik, kimya ve tarih dersleri verdi. 1908’de Tirebolu kaymakamlığına tayin edildi. Bunu Vakfıkebir, Çarşamba ve Tarsus kaymakamlıkları izledi. Birinci Dünya Savaşı başladığında Gelibolu mutasarrıflığına atandı. Nafia Hanım’la evlendi. Bu evlilikten, bugün hiçbiri hayatta olmayan Necmettin Tuncel (büyükelçi), Mediha Katoğlu (öğretmen), Bedrettin Tuncel (Milli Eğitim Bakanı, UNESCO Başkanı), Sabahat Ataç (öğretmen), Kemalettin Tuncel (avukat, hukuk müşaviri), Necmiye Öngör (öğretmen) isimlerinde altı çocukları oldu. Sırasıyla Antalya ve Niğde mutasarrıflıkları yaptıktan sonra 15 Kasım 1919’da Afyonkarahisar mutasarrıflığına gönderildi. 5 Ağustos 1920’de Bilecik mutasarrıflığına tayin edildi ise de 1 Mart 1921’de tekrar Afyonkarahisar’a döndü. Aynı yılın Haziran ayında Kayseri mutasarrıflığına atandı. 2 Ekim 1921-20 Eylül 1923 arasında Ordu valiliği yapan Tuncel, 1 Ekim 1923’te Afyon valiliğine getirildi. 6 Ekim 1927’de Samsun mebusu olarak seçildi. Mebusluk görevine devam ederken, 15 Mayıs 1938’de İstanbul’da vefat etti.

7 Nisan 2016 Perşembe
1431 Görüntülenme

Facebook Yorumları

Site İçi Arama
Anket Tümü
Kitap okumanıza en çok engel olan şey nedir?