
Bugün Hasan Hüseyin Korkmazgil'in 32. ölüm yıldönümü.
Şiirlerle tanıdık onu, şarkılarda, türkülerde yaşadık.
Gün oldu "Acıyı Bal Eyledik", gün oldu "Haziranda Ölmek Zor" diye haykırdık, gün oldu "Acılara Tutunduk" birlikte...
Acıtan, isyan ettiren, yürekleri ısıtan dizelerinle her türlü duyguyu yaşattın bize, bizde seni yüreklerde yaşatmaya devam edeceğiz.
Hasan Hüseyin Korkmazgil'in hayatına dair;
1927'de Sivas'ın Gürün ilçesinde doğan Hasan Hüseyin Korkmazgil, Adana Erkek Lisesi'ni 1948 yılında, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü'nü 1950 yılında bitirdi. Öğretmenliğe Göksun'da başladı ancak görevinin ilk yılında Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesine muhalefet suçlamasıyla tutuklandı, yargılanıp 3 yıl hapse mahkum edildi. Serbest kaldıktan sonra 1955-1960 yılları arasında Gürün ve Sivas'ta tabela ve portre ressamlığı, arzuhalcilik, inşaat işçiliği yaptı.
1960'da İstanbul'a, sonra Ankara'ya yerleşti. Akis dergisinde çalıştı. Bir süre de Forum dergisinin sanat sayfalarını yönetti (1968-1970). Kızılırmak kitabı nedeniyle hakkında 142. maddeden dava açıldı, yargılandı, aklandı.
Lise yıllarında şiir yazmaya başlayan Hasan Hüseyin'in ilk şiiri 1959'da Dost dergisinde çıktı. Şiirleri, Dost, Yelken, Varlık, İmece, Ataç, Yön, Forum, Toplum dergilerinde yayınlandı. Bu yıllarda mizahi hikâyeleri de yayınlandı. Kavel (1963) adlı kitabı ile 1964 Yeditepe Şiir Armağanı'nı, Kızılkuğu (1971) ile TRT'nin 1970 Sanat Başarı Ödülü'nü, Filizkıran Fırtınası (1981) ile 1981 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü'nü ve Nevzat Üstün Şiir Ödülü'nü aldı.
1983'te beyin kanaması geçirdikten sonra bir yıl bitkisel hayatta yaşadı. 26 Şubat 1984'te evinde yaşama gözlerini yumdu.
ACIYI BAL EYLEDİK
«pir sultan ölür dirilir»
bak şu bebelerin güzelliğine
kaşı destan
gözü destan
elleri kan içinde
kör olasın demiyorum
kör olma da gör beni
damda birlikte yatmışız
öküzü hoşça tutmuşuz
koyun değil şu dağlarda
san kendimizi gütmüşüz
hor baktık mı karıncaya
kırdık mı kanadını serçenin
vurduk mu karacanın yavrulusunu
ya nasıl kıyarız insana
sen olmasan öldürmek ne
çürümek ne zindanlarda
özlem ne ayrılık ne
yokluk ne yoksulluk ne
ilenmek ne dilenmek ne
işsiz güçsüz dolanmak ne
gün gün ile barışmalı
kardeş kardeş duruşmalı
koklaşmalı söyleşmeli
korka korka yaşamak ne
kahrolasın demiyorum
kahrolma da gör beni
kanadık toprak olduk
çekildik bayrak olduk
döküldük yaprak olduk
geldik bugüne
ekmeği bol eyledik
acıyı bal eyledik
sıratı yol eyledik
geldik bugüne
ekilir ekin geliriz
ezilir un geliriz
bir gider bin geliriz
beni vurmak kurtuluş mu
kör olsanı demiyorum
kör olma da gör beni
AMENNA
'Yaşayanlar bir gün ölür'
elbette
ağaçlarla
balıklarla
kuşlarla ben
âmenna
'ağlayanlar bir gün güler'
elbette
uyanmakla
anlamakla
bilmekle ben
âmenna
'kısa çöp uzun çöpten hakkını alır'
elbette
direnmekle
kurtulmakla
barışla ben
âmenna
öyle bir yerdeyim ki
ne karanfil
ne kurbağa
öyle bir yerdeyim ki
biryanım maviyosun
dalgalanır sularda
biryanım çocuk parkı
çığlıkçığlığa
öyle bir yerdeyim ki
anam gider allah allah
dölüm düşmüş sokağa
dostum dostum güzel dostum
bu ne beter çizgidir bu
bu ne çıldırtan denge
yaprak döker biryanımız
bir yanımız bahar bahçe