Kadın Krallığı, Son Anaerkil Toplum

Kadın Krallığı, Son Anaerkil Toplum, Arjantinli gazeteci Ricardo Coler’in Çin’in güneyinde, Mosuo kabilesinin yaşadığı bölgede iki ay boyunca yaptığı gözlemlerinden oluşuyor. Bilimsel araştırmadan ziyade, bir anı kitabı statüsünde ki kitapta Ricardo Coler, toplum ve aile yapıları, yaşam tarzları, erkek-kadın ilişkisine ve cinselliğe bakışları tamamen farklı bir kültürle, tarihi çok eskilere dayanan ve günümüze kadar anaerkil toplum yapısını sürdürmeye devam eden Mosuo kabilesiyle tanıştırıyor bizleri.

Kadınların hakimiyetinde ki yaşam.

Bu topraklarda aile reisi erkekler değil, bu topraklarda çoğu şey kadınların yönetiminde, evde emirler veren, evin geçimini düzenleyen, gelir ve giderleri kontrol edenler sadece kadınlar. Evlilik kurumu yok. Kimse kimseye ait değil. Doğan çocuklar annenin soyadını taşıyor ve anneleriyle birlikte kalıyorlar.  Aile denen kavramda baba yer almıyor. Ev onlar için özel bir yer ve bir başkasının o evde yaşama hakkı bulunmuyor. Aile büyükanne, anne, çocuklar, teyzeler ve dayılardan oluşuyor. Büyükbaba, hala, amca gibi baba tarafını temsil eden kişiler de yok. Babanın kim olduğu bile çoğu zaman bilinmiyor çünkü bu kabilede kadınlar isterlerse her gece bir başkasıyla birlikte olabiliyorlar. Bunu engelleyen hiçbir sosyal yasak mevcut değil.

Mülkiyet hakkı kadınlara ait, erkekler mirastan pay alamıyorlar. Ama zaten tüm aile aynı evde yaşamaya devam ettiğinden ve aile hiçbir şekilde bölünmediğinden miras bölüşümü de önemini yitiriyor.

Kadınlar kız çocuk doğurabilmek için uğraşıyorlar, erkek çocuklardan ziyade kız çocuklara değer veriliyor. Erkeklerin değil kızların ergenliği kutlanıyor. Erkek çocuklar okumak zorunda değiller, başarısız olduklarında okuldan alınabiliyorlar ancak kız çocukları mutlaka okutulmalı.

Ergenliğe geçişte her kadına ayrı bir oda tahsis ediliyor. Erkeklerin böyle bir ayrıcalığı yok, onlar anneleriyle birlikte ortak kullanımlı odalarda kalıyorlar.

Kadın Krallığı

Onların aşık olup, terkedilmek gibi bir kaygıları da yok. Mosuolu bir kadın aşık olduğunda, aşık olduğu erkek onu bırakmak istediğinde bu onlar için büyük bir yıkım değil. Aşık oldukları erkekleri hayatlarının vazgeçilmezi olarak görmüyorlar. Erkekler onların varoluş nedenleri değil. Dolayısıyla terkedildiklerinde onlar için dünyanın sonu gelmiyor.

Anaerkil toplum denildiğinde, ataerkil toplumun tam tersi bir yapı düşünülse de, bu toplum yapısında erkekler ev işleri yapıp, kadınlar evin geçimini sağlamıyor. Ev işlerinden ve çocukların bakımından yine kadınlar sorumlu ayrıca farklı işlerle de uğraşıyorlar. Erkekler de çalışarak evin geçimine katkı sağlıyor.

Bu topraklarda erkekler ezilen taraf değil, durumlarından şikayetçi de değiller.

Kadın KrallığıKadın Krallığı

Ricardo Coler, kabilede ki bir erkekle görüşmesinde, ona hayat arkadaşı edinme, birileriyle hayatı paylaşma arzusunun olup olmadığını sorduğunda şu yanıtı alıyor;

“Ailem var ve dışarıdan birisinin bana eşlik etmesi ihtiyacı duymuyorum. Başka aileden bir kadının benim ailem olabileceğini asla düşünemiyorum. Benim annem, benim kardeşlerim ve kardeşlerimin çocukları, aynı evde yaşadığımız bütün bu insanlar benim ailem. İstediğim zaman ve istediğim sıklıkla kadınlarla ilişki yaşayabiliyorum.”

Kabilenin bir başka erkek üyesine “Ailenin reisi olmak hoşuna gider miydi?” diye soruyor Coler, aldığı cevap; “Kadının ellerinde olmak en iyi ellerde olmak demektir

Bu kabilede fiziki kavgalara da izin verilmiyor, yüksek sesle konuşmak, tartışmak en büyük ayıplardan sayılıyor. Kadın hakimiyeti şiddetin engeli oluyor. Dalay Lama’nın seslenişi geliyor burada aklıma;  “Sevgili erkekler, şimdi bir kenara çekilip dünyanın yönetimini kadınlara bırakın

Böyle bir yapıyı ayakta tutmak kolay değil. Dünya düzenine uymaları, tek eşli, erkeğin sözünün geçtiği sistemin içine geçmeleri için belli dönemlerde hükümet tarafından yasaklar, engeller, kurallar konulmuş ancak bu uğraşlar sonuç vermemiş. Mosuo kabilesi kendi düşüncelerinden ödün vermeden ayakta kalmaya, kendi kültürlerini yaşatmaya ve yaşamaya devam etmiş.

 

Kadın Krallığı, çok derin araştırmalara yer vermese de, farklı bir kültür hakkında bilgi sahibi olmak, hayata başka bir pencereden bakmak isteyenler için ilginç bir deneyim olabilir.

Buket Özsanat
25 Şubat 2017 Cumartesi
1189 Görüntülenme

Facebook Yorumları

Site İçi Arama
Anket Tümü
Kitap okumanıza en çok engel olan şey nedir?