Jack London Hayat Hikayesi ve Eserleri

Jack London 12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğru. Vahşetin Çağrısı, Martin Eden, Demir Ökçe ve Beyaz Diş başta olmak üzere elliden fazla kitaba imza atan London, yazarlıktan yüksek gelir elde edebilen Amerikalıların ilklerindendir.

Annesi Flora Wellman spiritüalist bir müzik öğretmeniydi. Tahminen babası olduğu düşünülen William Chaney ise astrologdu. San Francisco Chronicle gazetesinin 4 Haziran 1875 tarihli yayınında çıkan bir habere göre Flora Wellman; William Chaney'nin bebeğin aldırılmasını istediğini, fakat onun bu talebi reddettiğini, bunun üzerine kendisini vurmaya kalktığını öne sürer. Ciddi bir yara almayan Flora, bu olaydan sonra geçici olarak akli dengesini yitirir. Doğumdan sonra bebeğin bakımı eski bir köle olan Virginia Prentiss'e verilir. Prentiss, London'ın hayatında anne imgesi olarak kalır. Aynı yılın sonlarına doğru Flora Wellman, Amerikan İç Savaşı gazisi John London ile evlenince, sonradan Jack olarak anılacak bebek John da onlarla birlikte yaşamaya başlar. Jack ilkokulu Oakland'da okur. 1897'de Berkeley Üniversitesi'nde öğrenciyken ise annesinin intihar girişimi ve biyolojik babası ile ilgili gazete haberlerini araştırmaya koyulur. Edindiği bilgilerden sonra Şikago'da yaşarken William Chaney'ye bir mektup yazar. Chaney'den gelen yanıt ise oldukça ilginçtir. Jack'in babası olmasının mümkün olamayacağını, çünkü iktidarsız olduğunu söyleyen Chaney, Jack'in annesinin başka adamlarla ilişkisi olduğunu iddia ederek annesine bebeği aldırması konusunda ısrar ettiği konusunun ise iftiradan ibaret olduğunu belirtir.

Biyografi yazarı Clarice Stasz ve diğer bazıları, her ne kadar yasal olarak evli olup olmadıkları bilinmese de, Jack London'ın babasının astrolog William Chaney olduğuna inanmaktadırlar. 1906 depremini izleyen büyük yangınlar sebebiyle San Fransisco'nun çoğu resmi kaydı yok olduğundan Wellman ile Chaney'nin yasal olarak evli olup olmadıkları kesin olarak tespit edilememektedir. Aynı nedenlerle Jack London'ın doğum belgesinde hangi adın yazılı olduğu da bilinmemektedir. Stasz bu iddiasına kanıt olarak, Chaney'nin anılarında; Jack London'ın annesi Flora Wellman'dan karısı olarak söz etmesini ve Flora'nın bir reklamda kendisini Florence Wellman Chaney olarak takdim etmesini kaynak göstermektedir.

Jack London San Fransisko'daki 3. cadde ile Brannan caddesi yakınlarında 12 Ocak 1876'da doğar. Doğduğu ev 1906 San Fransisko depremi sırasında çıkan yangında tamamen yanar ve bunu belirtmek için 1953 yılında Kaliforniya Tarih Derneği tarafından bir tabela koyulur.

Jack London, özellikle yerel kütüphanede kitap okuyarak kendi kendisini eğitir.

London 1889 yılında Hickmott konserve fabrikasında günde 12-18 saat çalışmaya başlar. Bu ağır iş koşullarından kurtulmak için siyahi sütannesi Virginia Prentiss’den borç para alarak French Frank adındaki bir istiridye korsanından Razzle-Dazzle adlı şalopayı satın alır. Böylelikle o da bir istiridye korsanı olur.

Jack London

1893 yılında Japonya sahillerine gitmek üzere Sophia Sutherland adlı fok balıkçısı uskunaya girer. Döndüğü zaman ülkesi 1893 Krizi’nin ve Oakland’daki işçi huzursuzluklarının etkisi altındadır. Bir Hint keneviri fabrikasında ve bir elektrik santralinde ağır iş koşulları altına çalıştıktan sonra serserilik yaşantısına başlar.

1894 yılında serseriliği nedeniyle Buffalo'daki Erie County Cezaevi'nde 30 gün hapis yatar ve Yol adlı kitabında bu hapishanedeki ortamı "düşünülemeyecek" korkunçlukta, "insanın düşebileceği en derin çukur" olarak tarif eder.

Serserilik ve denizcilik deneyimlerinden sonra Oakland'a döner ve Oakland Lisesi'ne kaydolur. Burada Aegis isimli okul dergisine birkaç yazısıyla katkıda bulunur. Bu yazılardan yayınlanan ilk eseri "Japon Kıyılarında Tayfun", denizcilik deneyimlerinin bir meyvesidir.

Jack London Berkeley Üniversitesi'ne girmeyi çok ister ve 1896 yılında bir yaz dönemi yoğun ders çalıştıktan sonra başarır fakat maddi zorluklar yüzünden 1897 yılında ayrılmak zorunda kalır.

25 Temmuz 1897'de London, kayınbiraderi James Shepard ile Klondayk Altın Avı'na (Klondike Gold Rush) katılmak üzere yola çıkar. İlk başarılı öykülerini de burada yazacak olan London, Klondayk'taki diğer birçok kişi gibi beslenme yetersizliğinden dolayı iskorbüt hastalığına yakalanır. Bu hastalık dişetlerinin şişmesine ve ardından dört ön dişini kaybetmesine neden olur. Aynı dönemde karın ve bacak kaslarındaki ağrılar da ona ıstırap verir. London, Klondayk'ın tüm güçlüklerine karşın hayatta kalmayı başarır ve bu çabası onun en iyi eserlerinden sayılan Ateş Yakmak adlı kitabını yazmasına esin kaynağı olur.

1898'de Oakland'a döndüğünde ciddi olarak yazdıklarını yayınlatma çabasına girer. Bu dönemi "Martin Eden" adlı romanında akıllara kazınacak bir biçimde anlatır. Yayımlanan ilk öyküsü "Yoldaki Adam" olan London, bu öyküsü için "Overland Monthly" ona yalnızca 5 dolar teklif edince yazarlık kariyerini sonlandırmanın eşiğine gelir. Ancak "The Black Cat" dergisi "A Thousand Deaths" adlı öyküsünü yayınlamak için 40 dolar ödeyince, kendi deyimiyle, "kelimenin tam anlamıyla paçayı kurtarır".

Tam da düşük maliyetli dergi üretimini mümkün kılan yeni basım teknolojilerinin çıktığı ve bunun sonucunda geniş kitleleri hedefleyen popüler dergilerin patlama yapıp büyük bir kısa öykü pazarının oluştuğu dönemde yazarlık mesleğine adım attığı için, yazarlık kariyerindeki zamanlama konusunda şanslıdır. 1900'lerde yazarlıktan 2.500 dolar kazanır.

Daha sonraki yaşamında London geniş kapsamlı şahsi kütüphanesine kendini adar. London 15.000 ciltlik bu kütüphaneyi "Benim Ticari Araçlarım" olarak nitelendirir."

Jack London 7 Nisan 1900'de, Kurdun Oğlunun yayınlandığı gün, Bess Maddern ile evlenir. Evliliği sırasında, "Kempton-Wace Mektupları"nı birlikte yazdığı Anna Strunsky ile arkadaşlığını sürdürür.

24 Temmuz 1903'te Jack London, Bessie'ye ayrılmak istediğini söyler ve 11 Kasım'da boşanırlar.

1904 yılında Maddern'den boşandıktan sonra, 1905'te Charmian Kittredge ile ikinci evliliğini yapar. Biyografi yazarı Russ Kingman, London'un ikinci eşi Charmian'ı "Jack'in ruh eşi, her zaman her konuda onun tarafındadır; mükemmel bir çift!" olarak tanımlar.

Çocuk sahibi olmak istedilerse de bebeklerinden biri doğum sırasında ölür, öteki hamilelik ise düşükle sonuçlanır.

1910 yılında Jack London 26.000 dolara California Glen Ellen'da Sonoma Dağının doğu yamacında 4 km²'lik bir çiftlik satın alır. "Eşimin yanında, çiftlik bana dünyanın en güzel şeyi olarak gözüküyor." Diyen London, çiftliğin başarılı bir ticari girişim olmasını ister. 1910'dan sonraki edebi eserlerinin daha çok ticari amaçlı olduğu ve çiftliğe kazanç sağlama ihtiyacıyla yazıldığı söylenir.

Jack LondonJack London

Jack London Hawai'yi son kez Aralık 1915'te ziyaret eder. Hawai'de bulunduğu 8 aylık sürede Dük Kahanamoku, Prens Jonah Kūhiō Kalaniana'ole, Kraliçe Lili‘uokalani ve diğer birçok kişiyle tanışır. Temmuz 1916'da çiftliğine geri dönen London, böbrek yetmezliği şikayetine rağmen çalışmaya devam eder.  (Çiftlik şu anda koruma altında olup Jack London Milli Parkı içindedir.)

İntihal Suçlamaları ve Politik Görüşleri

Jack London kariyeri boyunca defalarca intihalden suçlandı. Saldırıya açıktı, sırf dikkat çekici ve başarılı bir yazar olmasından değil çalışma yöntemleri nedeniyle de. Elwyn Hoffman'a yazdığı bir mektupta, "ifade etmek icat etmekten daha kolaydır," demiştir. Sinclair Lewis'ten öykü ve roman için taslaklar satın almış, öyküleri için gazete küpürlerini çokca kullanmıştır.

Egerton R. Young "Vahşetin Çağrısı"nın kendi kitabı "Northland'daki Köpeklerim"den alındığını iddia etmiştir. Jack London yanıt olarak onun kitabını kaynak olarak kullandığını kabul etmiş ve Young'a bir teşekkür mektubu yazdığını ileri sürmüştür.

Temmuz 1902'de, iki ayrı kurgu aynı ayda ortaya çıktı: Jack London'ın San Fransisco Argonauttaki Moon-face i ile Frank Norris'in Centurydeki The Passing of Cock-eye Blacklocku... Gazetelerin karşılaştırmalarına göre London’ın karakter tanımlamaları davranış olarak tamamen farklı, temelde ve dürtülerde ise açık bir şekilde aynıydı. Jack London bunu, iki yazarın da hikâyelerini aynı gazete için yazmış olmalarına bağladıysa da daha sonra Charles Forrest McLean’in aynı olayı kurguladığı romanının bir yıl önce yayınladığı ortaya çıktı.

The New York World’ün 1906 yılında yayınladığı "ölümcül benzerlik" isimli makalede, Jack London’ın “Love of Life” isimli kısa hikâyesinin 18 bölümü, Augustus Biddle’ın kurgudışı makalesi ve J. K. Macdonald’ın “Gece Yarısının Güneşi Diyarında Kayıp” isimli yazılarıyla yan yana karşılaştırmıştır. London’ın Biddle’ın yazısını yeniden düzenlediği kanıtlandıktan sonra London da ilgili eserlerden esinlendiğini kabul etmiştir.

En ciddi suçlama, Jack London’ın dünyaca ünlü Demir Ökçe romanının “Piskopos’un Gördüğü Hayalet” isimli 7. Bölümü hakkında ortaya atılmıştır. Bu bölüm, Frank Harris’in 1901 yılında yayınlanan “Londra Piskoposu ve Halk Ahlâkı” isimli ironik denemesinin birebir kopyasıdır. Bu olaydan dolayı öfkelenen Harris, kitabın telif haklarından 1/60 oranında hisse talep etti. Jack London ise bu bölümün bir gazete küpürü olarak eline geçtiğini, yazıyı gerçek Londra Piskoposunun gerçek bir konuşması olduğunu zannederek kullandığını öne sürdü. Joan London ise bu savunmayı “gerçeklerden uzak” olarak yorumladı.

Jack London 20 yaşında sosyalizmi benimsedi. Bundan önce sağlıklı ve güçlü bünyesinden kaynaklanan bir iyimserliğe sahip, çok çalışan ve dünyaya olumlu gözle bakan bir kişiydi. Fakat "Nasıl Sosyalist Oldum” adlı makalesinde de belirttiği gibi halkın en alt tabakalarını daha yakından gördükçe sosyalist fikirleri oluşmaya başladı. İyimserliği ve ferdiyetçiliği yavaş yavaş söndü ve mecbur olmadıkça hiçbir zaman daha fazla çalışmamaya karar verdi. Yazılarında ferdiyetçiliğinin bünyesinden sökülüp çıktığını ve bir sosyalist olarak tekrar doğmuş olduğunu belirtir. London Sosyalist İşçi Partisi'ne ilk kez Nisan 1896'da katıldı. 1901'de Sosyalist İşçi Partisi'ni bırakıp yeni kurulan Amerikan Sosyalist Partisi'ne girdi. 1896'da San Francisco Chronicle gazetesi, Oakland Hükümet Konağı bahçesinde geceleri halka sosyalizm üzerine konuşmalar yapan 20 yaşındaki London'ı yazıyordu. Bu faaliyetlerinden ötürü 1897 yılında tutuklandı. Önce 1901'de (245 oy alarak) daha sonra da 1905'te (oylarını 981'e çıkararak) Oakland'ın belediye başkanlığına aday oldu ancak seçilemedi. 1906'da sosyalizm üzerine konuşmalar yapmak üzere ülke gezisine çıktı ve sosyalizm üzerine makale derlemelerini yayınladı (Sınıflar Savaşı - 1905, Devrim ve Diğer Makaleler - 1910).

Çoğunlukla mektuplarını "Devrim için" diye imzalardı.

Demir Ökçe isimli romanı başta olmak üzere yazarın birçok eserinde sosyalist bakış açısını açıkça görebiliriz. Yazarın bu bakış açısı kuramcı veya entelektüel sosyalizmden değil, daha çok yaşam tecrübelerinden ve kendi içinden gelmektedir.

Glen Ellen'daki çiftlik yıllarında London, sosyalizme karşı karışık duygular beslemeye başlamıştı. Yazar olarak büyük mali başarıya ulaşan London aynı başarıyı çiftlikte de yaşamayı çok arzuluyordu fakat bu gerçekleşmedi. Çalışanları arasındaki İtalyan işçilerin verimsiz olmasından şikayetçi olan yazar 1916'da çiftlik işletmesine son verdi.

Jack London’un Ölümü

Jack London'ın ölüm sebebi çok tartışılmıştır. Pek çok eski kaynakta intihar ettiği anlatılmıştır. Ölüm raporunda ölüm sebebi üremi olarak gösterilmiştir. 22 Kasım 1916'da, çiftliğinde bir uyku sundurmasında ölmüştür. Son döneminde çok acı çektiği ve morfin aldığı biliniyordu, kazayla ya da kasıtlı olarak aşırıdoz olması da ihtimaller dahilindedir. Clarice Stasz'a göre "London'ın ölümünü takiben, bazı nedenlerle, onun sonunda intihar etmiş bir kadın avcısı olduğu yolunda bir biyografik efsane gelişti. Birinci el kaynaklara dayanan yakın zamanlı ciddi çalışmalar bu karikatürü reddetmektedir." London'ın eserlerinde intihar pek çok kez karşımıza çıkar ve bu durum söz konusu "biyografik efsane"nin oluşmasına katkıda bulunmuş olabilir. Yaşamöyküsünü yazan Russ Kingman London'ın "inme ya da kalp krizi" nedeniyle öldüğünü düşünmüştür.

Jack London'ın külleri, eşi Charmian'ınkilerle birlikte, Glen Ellen, California'daki Jack London Eyalet Tarih Parkı'na gömüldü. Çok sade olan mezarda sadece yosun tutmuş bir kaya parçası dikilidir.

Jack London Mezar

Eserleri

Romanları

A Son of the Snow (1902)

Children of the Frost (1902)

Vahşetin Çağrısı (1903)

The Kempton-Wace Letters (1903)

Deniz Kurdu (1904)

The Game (1905)

Beyaz Diş (1906)

Ademden Önce (1907)

Demir Ökçe (1908) - kitap yorumu için tıklayınız

Martin Eden (1909)  - kitap yorumu için tıklayınız

Yanan Gün Işığı (1910)

Adventure (1911)

The Scarlet Plague (1912)

The Abysmal Brute (1913)

Ay Vadisi (1913)

The Mutiny of the Elsinore (1914)

The Star Rover (1915)

The Little Lady of the Big House (1916)

Jerry of the Islands (1917)

Michael, Brother of Jerry (1917)

Hearts of Three (1920)

The Assassination Bureau, Ltd (1963)

Hikaye derlemeleri

Tales of the Fish Patrol (1906)

Smoke Bellew (1912)

The Turtles of Tasman (1916)

Özyaşamöyküsel anıları

Demiryolu Serserileri (1907)

John Barleycorn (Bir Alkoliğin Anıları) (1913)

Kurgu-dışı eserleri ve makaleleri

The People of the Abyss (1903)

Revolution, and other Essays (1910)

The Cruise of the Snark (1913)

How I became a socialist

Kısa Öyküleri

"By The Turtles of Tasman"

"Diable-A Dog"

"An Odyssey of the North"

"To the Man on Trail"

"To Build a Fire"

"The Law of Life"

"Moon-Face"

"The Leopard Man's Story" (1903)

"Negore the Coward" (1904)

"Love of Life"

"All Gold Canyon"

"The Apostate"

"In a Far Country"

"The Chinago"

"A Piece of Steak"

"Good-by, Jack"

"Samuel"

"Told in the Drooling Ward"

"The Mexican"

"The Red One"

"The White Silence"

"The Madness of John Harned"

"A Thousand Deaths"

"The Rejuvenation of Major Rathbone"

"Even unto Death"

"A Relic of the Pliocene"

"The Shadow and the Flash"

"The Enemy of All the World"

"A Curious Fragment"

"Goliah"

"The Unparalleled Invasion"

"When the World was Young"

"The Strength of the Strong"

"War"

"The Scarlet Plague"

"The Seed of McCoy"

"The Sundog Trail"

"Batard"

"The King of Mazy May"

"South of the Slot of fun"

Oyunları

The Acorn Planter: a California Forest Play (1916)

 

Kaynak: Wikipedia

1 Aralık 2016 Perşembe
3005 Görüntülenme

Facebook Yorumları

Site İçi Arama
Anket Tümü
Kitap okumanıza en çok engel olan şey nedir?