Tanrılar ve Köpekler

"Jerry, yepyeni, romanlarda bugüne dek rastlanmamış bir kahramandır. Yalnız konusu köpekler üzerine olan hikayelerde değil, roman adı altındaki bütün eserlerde Jerry gibisine rastlanmaz. Bu köpeğin apayrı, canlı davranışları, köpek sevenler kadar ruhbilimcileri de etkileyecektir."

Oda Yayınlarının Eylül 1995 tarihli baskısının arka kapağında böyle anlatılıyor Jerry.  Jack London, Tanrılar ve Köpekler’de beyaz adamın tanrı, zencilerin ise köpek olarak görüldüğü bir dönemin eleştirisini kendine özgü anlatımıyla yapıyor.

“Zenciler, arkalarından homurdanmak için yaratılmışlardı. Evdeki hizmetçilerden olmayan zenciler, salona girince hırlanmayı hak ederlerdi. Hep böyle yapardı Biddy, Terrence de öyle. Beyaz efendileri bağlılıklarını Bay Higgin'e böyle gösterirlerdi. Tanrılarının, beyaz tanrılarının hizmetini gören aşağılık yaratıklardı zenciler. Çalıştıkları evin uzağındaki barakalarda otururlardı. “

Henüz 6 aylık İrlanda av köpeği olan Jerry’nin macerası, beyaz adamın köle ticaret yaptığı dönemlerde kaptan Van Horn’la gemi yolculuğuna çıkmasıyla başlıyor. Onun en iyi bildiği şey, beyaz tanrıların, zencilerden üstün olduğu. Bir de onun deyimiyle denizdeki kütüklerden (timsahlardan) uzak durması gerektiği.

 “Jerry, hiç de kötü değildi, ama Biddy ve Terrence gibi çabuk öfkelenir, korkuyu ise hiç bilmezdi. Biddy ve Terrence gibi, o da, zenci avından çok hoşlanırdı. Eğitiminin bir parçasıydı bu onun. Küçüklüğünden beri bu sporu öğrenmişti ve beyaz efendileri onu böyle yetiştirmişlerdi. Dünya beyaz tanrılarındı.”

Okuduğum diğer Jack London kitaplarıyla kıyasladığımda biraz vasat kalsa da, konu, anlatım ve sayfa sayısı itibariyle bir çırpıda okunabilecek bir kitap Tanrılar ve köpekler.

ALINTILAR

Özgürlük mutlu etmiyordu onu, çünkü çok uygarlaşmış, çok evcilleşmişti artık. Ataları, özgürlüklerinden sıyrılalı yüzyıllar geçmişti. İnsanlardan uzak yaşayamazdı. Çok uzun süreden beri, o ve ataları, iki ayaklı tanrılara bağlılıkları sayesinde yaşıyorlardı. Yine uzun zamandan beri, soyu, insanı seviyor, ona sevgiyle hizmet ediyor ve sevgiyle ölüyordu.  S:147


Jerry, Lumayi’ye karşı biraz sevgi duyuyordu, ama bu güçlü ve tutkulu değildi. Bir tür şükran duygusuydu: çünkü kendisiyle çok ilgileniyordu Lumayi. Buna karşın, o efendisi, Bay Haggin, Derby ve Bob da değildi. Zenci denilen aşağılık insan sınıfındandı, Jerry de, kısacık yaşamında, beyazların, iki ayaklı, üstün soydan tanrılar olduğunu görmüştü. 


Çoğu kez tümünü öldürmezlerdi. Basthi bunu şiddetle yasaklamıştı. Acıdığından değildi bu. Tüm tutsaklar er geç öldürülürdü, ama Basthi buz nedir hiç bilmiyordu, soğutma yoluyla yiyecek saklamasını da. Eti çürütmeden saklamanın tek yolu, ona göre, onu ayakları üstünde canlı tutmaktı. 

Buket Özsanat
20 Temmuz 2016 Çarşamba
1852 Görüntülenme

Facebook Yorumları

Site İçi Arama
Anket Tümü
Kitap okumanıza en çok engel olan şey nedir?